September 2008
10 posts
Sokak Sesleri
Saatlerin aleyhime işlediğini düşündüğüm serin bir yaz akşamında balkonda oturmuş sokaktan gelip geçenleri izliyordum. Saatleri,dakikaları,saniyeleri düşünmemem gerektiğini farkettiğimde odama gidip hırkamı aldım. Balkona adımımı atarken içimde bir ses “dinle” dedi. Dinle sokağı…
Sokaktan geçen insanların seslerine kulak verdim. İnsanlarla dolup taştığımı düşündüğüm bu gecede...
Önemli Bir An
Gözlerini kapadı bir an. O bir anda binlerce görüntü ve ses vardı. Yaşamının en anlamlı konuşmalarını ve en değerli görüntülerini izledi. O anda bu sıradan gibi gözüken günlerinin devam etmesine karar verdi. Zorunluluğun getirdiği buruklukla değil de heyecanla ve istekle kararını verdi. Kokulu silgilerin kokusuna benzer büyülü bir koku vardı havada…İyileşiyordu. Dışarıya çıkıp simit...
Ben ve Sen Yanılgısı
Beraber olduğumuz her dakikayı şenliğe çeviriyorduk. İşimizi gücümüzü bırakıp şiirler okuyorduk. Şiirler ve mumlar… Işıkla yıkanıyorduk. Dert ettiklerimizi beraber konuştukça dertlerimizi dertten saymıyorduk. Biz yarım bıraksak da cümlelerimizi hayatın onu tamamlayacağına inanıp sessizlikler yaratıyorduk…Tükendiğimizi hissettiğimizde mektuplar yazıyorduk gelecek olan günlere....
Yaşamını bir şey beklemeden yaşayacaksın. Ne çok şey beklediğini biliyorsun;...
– Oruç Aruoba
De Ki İşte
Yaşama Cevap
Eylül’ün içinde hayal gibi duran bir sevinç köprüsündeydim. Üzgün ve rengarenk sular aktı bulutlarda. İşittiğim aydedeydi. Ünlü ve ünsüz harflerden yelek ördüm bütün gece. İnce bir insandı o. Duyarlı ve nazik. Yağmur göz kapaklarına saklanırdı her zaman…Mutlu insanları gördükçe o da mutlulukla yürür fakat yaşamın büyük bir şaka olduğu düşüncesinden vazgeçmezdi. Akıllıca yapılan bu...
Söz Veriyorum
Sana söyleyemediklerin çoğunu senin bildiğini ve hissettiğini düşününce yüreğim ferahlıyor. Yüreğim ferahlıyor sana açılınca ve yaşam denizine girmeye üşenmiyorum. Yazılarım senin anlattıklarınla canlanıyor ve sen onları okudukça sözcükler gerçek anlamına kavuşuyor. Yaşamımın en karamsar dakikalarını değiştirebileceğimi ve o dakikaların sonsuzluk açısından bakıldığında sadece dakikalar olduklarını...
yaşam pastası
Karanlıkta kaybolmuş bir çocuk gibi huzursuz uyandım. Üzüntü sarmaşıkları evin duvarlarındaydı. İlaç gibi gelebilecek bir fikir aradım. Düşümde de düşüncemde de bulamadım. Titriyordu içim. Üşüyordum kendime kızmaktan ve kırılmaktan…
Sesinin içinde ufak ve tatlı tatlar bulunan arkadaşımı aradım. İçindeki ufak tatlardan büyük bir pasta uzattı bana. Yaşam pastasıydı adı…